Yeni Bir Yaşam İçin Eskiler Atılmalı mı?

Bir sevgiyi yitirmiş herkes, bir eşyanın tamamı ile geri koyamayacağı, ancak çok şeye değer o enerjinin, o tatlı esintinin ne olduğunu çok iyi bilir. 




Eğer artık kokusu uzakta ise sevdiğinizin, eşyaların konuştuğunu ve dile geldiğini en çok siz bilirsiniz. Kalbinde her hangi bir aşkın sevgi ile, derin bir acı yaşamış herkes, bir biblonun kıvrımlarına sığan koca bir ömrün değerini çok iyi bilir. Dünyanın öbür ucuna gerçeği bulmak için gitseniz de, sizi kutsayan bir el başınızı şefkatle okşa da, çıkılması en dik tepelerde, dağlarda, manastırlarda yitirdiklerinizi arasanız da, birlikte satın alınmış bir biblo’ nun, hep yanı başınızda olacak olan o hatıranın taşıyıcısının kıymeti tüm ruhsal yolculuklardan daha büyük olacaktır.





Hediye edilmiş ama çalışmayan bir saatin hayali tik takları kulağınızı kolayca doldurur. Artık çalmaktan çoktan bozulmuş bir plak dönmese de pikabında, ruhunuz duvarlara sinmiş sesleri dinler durur. Mekânlar, odalar, eşyalar her şeyi kaydeder. Siz onları unutsanız da onlar sizi unutmaz. Nazik ruhumuz her zaman korunmaya muhtaç olacaktır. Biri ile olmasa da bir şey ile sarmalanmayı her zaman isteyecektir.

Yalnızlıklara ilaç olsun diye güzel mekânlar yaratırız. 


Bir mum ışığı, güzel bir müzik. Belki yalnızca bir güzel çiçek. Yalnızlık bastırmadan edinilmiş pek çok eşyamız. Nasıl olsa varlar diye mutlu olunan hatıraların parçaları. Onlar ile zaman zaman konuşulur. Bir baba, bir anne, bir sevgili hatırlanır bir biblo da. Yaşamımızın en kıymetli köşesinde ışıldar biz ondan vazgeçene kadar. Bu yüzden hiç taşınılmayan, hiç terk edilmeyen odalar vardır. Kokusu çıkmasın diye sevdiğinin, hiç yıkanmamış battaniyeler vardır. Sonra ipin ucu kaçıverir. Hayatın zorlu yarışına kolay katlanabilmek için saklamaya başlarız her şeyi.

Korkular büyüdükçe daha çok şey satın alırız. 


Daha çok şeyin sahibi olarak hatıralara gömülürüz. En kalın yorganlar en soğuk günler için, en yumuşak yataklar, en yorucu günler için alınır. Sıcak günler için en iyi soğutan buzdolapları, sağlık için alınmış taze sebzeleri saklayan en iyi kaplar, gözlerin geç bozulması için özenle alınmış aydınlatma elemanları, en kalın çoraplar , telaşlarımız için en güzel kokmak için harika kokular…..

Yarın mutlaka gelecek diye sürekli aldıklarımız, biriktirdiklerimiz, hiç kullanmasak da sakladıklarımız. Bomboş bir odada başlayan serüveniniz yıllar içinde birikmiş eşyalar ile yaşamaya döner. Eller pencerelere uzanır. Sıkıntılar dağılsın, temiz hava alınsın diye , rüzgar içeri çağrılır. Bir soğuk hava dolaşır odada. Kış günü serinleyen eşyalar pencereler yeniden kapandığında daha bir yakın ve daha bir sizin görünür. Evinizdesiniz ve sizin olanlarlasınızdır. Geçen gün bir arkadaşım, ‘Feng Shui için temizlik yapmak gerekli demiştin, hatıraları olan bunca eşyayı nasıl terk edeceğim ?‘ dedi.

Anıların eskittiği, sizin ile gönül bağı olan eşyalarınızı öylece çöpe atmak zorunda değilsiniz. 


Atılması gerekenler, geleceğinizi şekillendirirken önünüze çıkacak olanlardır. Hatıralarınız ile yaşarken, ruhunuz daha özgür ise, tutun onları. Hayat kaynağınız, bağlarınız onlardan geçiyorsa bırakmayın. Ama onlara hak ettikleri yerleri de vermelisiniz. Onlara bir hatıralar köşesi hazırlamalısınız. Pek çok eskinin içinde, öylece uzun zamandır duruyorlarsa, geleceğinizi engelleyen geçmişiniz ile yüzleşmelisiniz artık. Onları yeteri kadar hatırlanacak köşelerine yerleştirmelisiniz.

Eşyalar ile olan ilişkimiz her zaman, endişelerimiz ile umutlarımızın karışımı bir zamanda şekillenmeye başlar. Hayatımızın genç yaşlarında edindiğimiz eşyalar, orta yaştakileri bir türlü anlamaz. 

Yaşlılığımızda ısrarla atılmayan bir bardak, torunun dağınık odasını bir türlü anlamayacaktır. Haklıdır da. Koca bir ömür kolayca geçmiştir. Ve hiç bitmeyecek gibi yaşayana yabancı kalmıştır. Geçmişiniz ile şimdinin ve geleceğin her birini yaşanmaya değer gösteren bir yaşam planı yapmalısınız. Ne onlarca sayıda birikmiş eşya, bir koca gün yada haftayı temizliklerine ayıracak kadar saklanmalı, ne de hayat nasıl olsa geçip gidecek diye hiç beklemeden çöpe atılmalı.! Her ikisi de şimdinin güzelliğini karalar. Her şeyi yeteri kadar bekletmeli, yeteri kadar saklamalısınız.

Unutmayınız, alışkanlıklarınız vazgeçemediğiniz sevgileriniz gibidir. 


Onlar sizi bırakmak istese de ,siz onları bırakmak istemezsiniz. Evlerimizde biriktirdiğimiz tüm eşyalar da, geleceğinize koşarken yolunuza koyduğunuz engellerdir. Ve onlar terk edemediklerimizin sembolleridir. İyi bir geleceğe yüreklice merhaba demek için, evinizin kıyısından köşesinden eşyalarınızı bulun ve yüzleşin onlarla. Belki artık gitmek istiyorlardır… Hayalini kurduğu dizeleri dolma kalemi ile yazabileceği beyaz bir yaprağı arzulayan insan ruhu gibi döşemeli odaları. Hiçbir şeysiz titreşecek iki ruhun aşkı ile okşamalı ve renklendirmeli. Kalmayı arzu edecek bir cennette gibi yaşamalı ve içine davet edecek engin bir sevgi ile aydınlatmalı…..

Feng Shui ‘ nin o tatlı rüzgârı dolaşmalı ve unutulanları hatırlatmalı. 

İçmimar Funda Pekkutsal
rengezadesign@gmail.com
back to top